ANA SAYFA  İLETİŞİM     BİZ KİMİZ?     SİTE YAZARLIĞI  
Üyelik İşlemleri    Aktivitasyon İşlemleri
GÜNCEL OLAYLAR
 


Gazeteci
rdurmus44@gmail.com
 


Çocuklarımıza tarihi ezberletiyoruz ama çocuklarımıza cumhuriyetin devraldığı mirası anlatamıyoruz. Türk’ün Atası, Atatürk döneminde nasıl işler başarıldığını anlatmayı da başaramadık. Ama istismarcılara baktığımızda bir de Atatürk’ü ç
Tarihime ihanet edenler…

Yıllardır bir iddiayı savunup duruyorum; Türk tarihi yanlış öğretiliyor!

Dün de bugün de aynı fikirdeyim... Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığı kitabı pazarlamanın yöntemleri konusundaki iddiaları duydukça cinler tepeme çıkıyor! Malum, kes ofsetçi yazar takımı “ek ders kitabı” mantığıyla cirit atarken, yıllardır bizlere öğretilen Türk tarihini yazanların da geçmişlerine bir baktığınızda öylesine ilginçler var ki, şaşkın değilim, şoktayım! Birileri ilkokul diplomasını dışarıdan alacak bizlere tarih kitabı yazacak, diğeri bu yazar efendinin ezberlerini bozmak için kendi senaryolarını ya da akıl hocalarının senaryolarını bizlere empoze edecek!

Bakın, bu feryatlar sadece benim değil “Son Çılgın Türk” saygıdeğer Turgut Özakman Beyefendi...

Ders kitaplarındaki yanlışlara dikkat çeken, Yazar Turgut Özakman kitabında ele aldığı cumhuriyet dönemiyle ilgili konuşurken, “Sahte tarih yaratılıyor” diye feryat ediyor.

Çocuklarımıza tarihi ezberletiyoruz ama çocuklarımıza cumhuriyetin devraldığı mirası anlatamıyoruz. Türk’ün Atası, Atatürk döneminde nasıl işler başarıldığını anlatmayı da başaramadık. Ama istismarcılara baktığımızda bir de Atatürk’ü çok anlattığımızdan şikayetçi olurlar! Sahi, çok iyi anlatmış ve çok çok anlatmış olsa idik Türk gençliği hiç atasından sapar mı idi?

İşte Turgut Özakman’ın hislerime tercüman olan feryatlarından bir bölüm:

“…Tarih, ortaokul ve lisede iyi anlatılmalı. Tarihimizi bilmek zorundayız. Geçenlerde 11. sınıfta okutulan bir tarih kitabını okudum. Mütareke dönemini yanlış anlatıyorlar. Devlet çocuğuna yanlış söyleyemez. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başında “milli” sıfatı var ama, bizim eğitimimiz milli değil. Dünyada milli olmayan hiçbir eğitim yoktur. Sen cumhuriyet yurttaşı yetiştireceksin. Böyle bir amacın olacak... Cumhuriyetimizin birtakım temel taşları var. Onları yerinden oynatmaya kimsenin hakkı yok. Bir kere birlik bozulursa, dirlik bir daha geri gelmez. Tarihten devraldığımız sorunlar var, bizim yarattığımız sorunlar var. Bunları bilmek gerekiyor. Gençler gazete okumuyor. Bu çocuklar ileride Türkiye’yi yönetecekler.

…Türk Tarih Kurumu gerçek anlamda son 30 yıldır yakın tarihimiz hakkındaki yalanların hiçbirine cevap vermedi. Milli Eğitim Bakanlığı da cevap vermedi. Sonuç olarak milyonlarca insan sahte ve uyduruk laflara inanır hale geldi. Yalanlar söylendiği zaman Türk Tarih Kurumu “dur” deseydi böyle bir tatsızlık olmazdı. Devlet, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversitelerimizin çoğu Türk Tarih Kurumu ve benzeri Cumhuriyet kuruluşları susuyorlar. Bu da o yalanları üretmek kadar ayıp bir durum. Bu yalanlara, çarpıtmalara, yutturmalara karşı uyanık durulması gerekir. Dünyada bağımsız, çağdaş, özgür tek Müslüman devletiz. Yeniden kuruluş, kurtuluş, kalkınma sürecinde, deneme ve arayış içinde elbette yanlışlar yapıldı. Ormanı bırakıp da ormandaki bir gelişmemiş ağacı ele alıp Cumhuriyet dönemini, hele ilk altın kuşağı bütünüyle eleştirmeye yeltenmek büyük ayıptır. Tarihte ve dünyada eşi olmayan çarpık, utandırıcı bir tutum bu.

Ben Atatürk’ü görebilmiş son kuşaktanım. O dönemle ilgili yazılı her kaynağı elden geçirdim. O dönemi içinden bilen birçok kişiyle konuştum. Daha önce yakın tarihimizle ile ilgili yalanları, sahtecilikleri, uydurma ve çarpıtmaları derlemiş,

“Vahidettin, M. Kemal ve Milli Mücadele” adlı kitabımda doğrularıyla birlikte açıklamıştım. Sahte tarihçiler ve yalan üreticisi yazarlar uzunca bir zaman bu konularda yalanlara ara vererek susmuşlardı. Fakat yakın zamanlarda yalan rüzgârları gazetelerde, televizyonlarda yeniden esmeye başladı. Bu kez bazıları yalanlara cumhuriyet dönemini de katıyor. Birbirlerine destek vererek sahte bir tarih üretmeye çabalıyorlar. Bu yazıları okurken, konuşulanları dinlerken utanıyorum, midem bulanıyor. Bilimsel kılıklı kitaplar da yazıyorlar. Ama bilgisizlikleri, önyargıları, bilimsellikten uzaklıkları satır aralarından akıyor. Bilim kitabının temel özelliği gerçeği yansıtmasıdır. Bilimsel olmak demek, kuşku duymak, araştırmak ve doğruyu bulmak demektir. Bu kitaplara göre, Türkiye’de ne sorun varsa hepsinin sebebi meğerse cumhuriyetmiş. Bunu söyleyenler bunun doğru olmadığını kesin olarak biliyorlar. Ama uyduruyorlar. Cumhuriyeti kemirmek istiyorlar.”

Evet, Türkiye’de Türk gençliğini şaşkına çeviren çok ciddi bir bilgi kirlenmesi var. Türk düşmanları fırsatı buldu cirit atıyor zehirlerini kusmak için... Özakman’a göre bunlardan birisi de ABD’den gelerek kanal kanal dolaşan bir profesör kılıklı zat…  Yaşını başını almış bu zat, içinden geçtiği bir dönemi bilmiyor ama mangalda da kül bırakmıyor. Özakman, işte bu ve bunun gibi tarih katliamı yapanları şöyle özetliyor:

“…Ya belleği onu bu oyuna sürüklüyor ya da çok büyük bir haksızlık yapıyor. Büyük zorluklarla kurulmuş devletimizin tarihine eğilirken insanda evvela bir saygı olur, sevgi olur. Asıl önemlisi bir şefkat olur.”

Türk ile Ermeni için “iki dinli tek millet” zehiri saçanlardan bu güzel vatanı kurtarmanın daha fazla geciktirilmemesi temennisiyle...

 



* Yazarlarımız, yazılarına ait her türlü sorumluluğun kendilerine ait olduğunu kabul etmişlerdir.


Yorum yazmak için lütfen üye girişi yapınız..

Yorum Yazınız
500



YAZARLAR
AYDINLAR OCAĞI
Prof. Dr. Ahmet Çolak
TÜRKE DÜŞMANLIKLARININ SOSYO-PSİKOLOJİK ANALİZİ
EKO-YORUM
Mustafa Kemal Canca
Ukrayna Sonrası Hedef Türkiye Olabilir mi?
GÜNCEL OLAYLAR
Ramazan Durmuş
Ahh o kaldırımlar...
ORTAK AKIL
Tevhit Gülseven
Öğretmenlik mesleği bana ne ifade eder?
YENİ UFUKLAR
Halis Demiray
MHP’NİN HALLERİ DÜŞÜNDÜRÜYOR
KÜRESEL BAKIŞ
Dr. Muhsin İdikut Kadıoğlu
İlk ve Büyük Bir Turancı: Ali Bey Hüseyinzâde Turan
TÜRK BAKIŞI
Caner Ceylan
İslam Öncesinde ve Sonrasında Türk Kadını
BUDAPEŞTE'DEN
Osman Şahbaz
Macaristan ve Türkiye Aynı Hedefe Koşuyor
ÖZGÜRCE
Özcan Pehlivanoğlu
MHP’NİN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI...
KİTAP-KÜLTÜR
Alp Tümen Arslan
AMAÇ-ARAÇ UYUMSUZLUĞU: GENELGE
DÜŞÜNCE GÜNLÜĞÜ
Şenay Bayır
Nazenin bahçelerde dolaşmak… Nereye kadar?
GÜNDEME GELEN
*Röportaj Servisi
Mustafa Yıldızdoğan: Turan’ın Temelleri Müzikle Atılacaktır
Copyright © 1999 - 2014 | Bagimsiz Milliyetçi, Ülkücü, Türkçü Site | Ileti : ulkucusite@gmail.com
      .