Etnik Irkçı Kürtler, Kürtleri Kışkırtmaya Çalışıyor!

BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Kürtler’in kandırılmaya çalışıldığını öne sürerek, "Geçmişte İsmet ile Mustafa, bugün de Tayyip ile Fethullah bizleri kandırıyor" dedi.

VAN ve Hakkari’de ’21 Şubat Dünya Anadil Günü’ nedeniyle Kurdi-Der tarafından çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Van’da milletvekillerinin katılımıyla miting düzenlenirken, Hakkari’de yürüyüş yapıldı. Van’da konuşmasınını bir bölümünü Kürtçe yapan BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Kürtler’in kandırılmaya çalışıldığını öne sürerek, "Geçmişte İsmet ile Mustafa, bugün de Tayyip ile Fethullah bizleri kandırıyor" dedi. Miting alanında katılanlara dağıtılan ünlü bilim adamı Albert Einstein ve bir kadının dilini çıkardığı fotoğrafların bulunduğu dövizler dikkat çekti.

Beşyol Meydanı’ndaki mitinge BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP’li Belediye Başkanları ve yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı miting alanına girenler tek tek arandı. İlk olarak BDP İl Başkanı Cüneyt Caniş, ardından Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Lezgin Botan Kürtçe konuşma yaptı. Daha sonra Batman Milletvekili Bengi Yıldız önce Kürtçe ardından Türkçe konuştu. Yıldız, geçmişte olduğu gibi Kürtler’in şimdi de kandırıldığını ileri sürdü. Seçimde gerekli cevabın verilmesini isteyen Yıldız, konuşmasının Kürtçe bölümünde, "Geçmişte İsmet ile Mustafa bugün de Tayyip’le Fethullah bizleri kandırıyor" dedi.

Yıldız, ardından Türkçe sürdürdüğü konuşmasında, bölgeden "Kürdistan" diye söz ederken, şöyle devam etti:

"Kürdistan, 4 parçaya ayrılmıştır. Bunu sorumlusu Kürtler değil emperyalist güçlerdir. İttihat ve Terakkiciler burayı fethedemedi. Şimdi de Erdoğan ve Fethullah Gülen Kürt halkının İslami duygularıyla oynayarak halka Müslümanlığı öğretmeye çalışıyor. Buraya gelen vali, kaymakam ve emniyet müdürleri tek kelime Kürtçe bilmiyor. Bu sömürgeciliktir ve bunlar halkı yönetemezler. Sizi öldürerek yok edemediler. Cami, okul, kışlalarda asimile ederek de bitiremediler. Hepimiz dağa çıkamayız, zindanlara giremeyiz. Ama onların asimilasyonlarına ’Evet’ demek zorunda değiliz. Sandıkta onlara hesap soracağız. Belki size şimdiye kadar layık olamadık. Ama layık olmak için çalışıyoruz."